Evrimciler tarafından sık sık tekrarlanan
bir iddia vardır: Evrim teorisinin bilimin temeli
olduğu yalanı... Bu iddiayı ortaya atanlar, evrim
teorisi olmadan biyoloji biliminin gelişemeyeceğini,
hatta var olamayacağını iddia ederler. Aslında
bu iddia çaresizlikten kaynaklanan bir demagojiden
ibarettir. Türkiye'nin bilim alanında yetiştirdiği
önemli isimlerden biri olan bilim felsefecisi
Prof. Dr. Arda Denkel bu konuyu şöyle yorumlamaktadır:
Örneğin, "Evrim Kuramı'nı reddetmek
biyolojik bilimlerin, yer bilimlerinin, fizik
ve kimyanın bulgularını da reddetmek anlamına
gelir" düpedüz yanlış bir önerme. Çünkü iddia
edilen türden bir çıkarım (burada bir modus tollens)
elde edebilmek için, önce kimya, fizik, jeoloji
ve biyolojinin bulgularını dile getiren kimi önermelerin
evrim kuramını içeriyor (implication) olması gerekirdi.
Oysa bulgular ya da onların ifadeleri kuramları
içermezler; ayrıca onları kanıtlamazlar (demonstration/proof)
da.18

Sovyetler
Birliği'nde Stalin dönemindeki tüm bilimsel
çalışmalar Marx ve Engels'in ortaya attığı
"diyalektik materyalizm"e zorla uydurulmuştu.
Darwinizm'i biyolojinin temeli gibi gösterenler,
aynı dogmatik zihniyeti taşımaktadırlar.
|
Evrimin bilimin temeli olduğu' iddiasının
ne denli geçersiz ve saçma bir iddia olduğu, sadece
bilim tarihinin incelenmesiyle bile anlaşılabilir.
Eğer bu iddia doğru olsaydı, evrim teorisinin
ortaya atılmasından önce dünya üzerinde bilimsel
bir gelişme olmaması, bütün bilimlerin de evrim
teorisinin ortaya atılmasından sonra doğmuş olmaları
gerekirdi. Oysa biyoloji, paleontoloji (fosil
bilimi) gibi bilim dallarının hepsi, evrim teorisinden
önce doğmuş ve gelişmişlerdir. Evrim ise bu bilim
dallarına sonradan sokulmak, zorla kabul ettirilmek
istenmiş bir varsayımdır.
Evrimcilerin bu yönteminin bir benzeri,
Stalin döneminde SSCB'de de uygulanmıştı. O dönemde
Sovyetler Birliği'nin resmi ideolojisi olan komünizm,
"diyalektik materyalizm" olarak bilinen
felsefeyi tüm bilimlerin temeli saymıştı. Bunun
bir sonucu olarak Stalin tüm bilimsel çalışmaların
diyalektik materyalizme uydurulmasını emretmişti.
Böylece SSCB'de yazılan tüm biyoloji, fizik, kimya,
tarih, siyaset, hatta sanat kitaplarının başına,
"bu bilimlerin diyalektik materyalizme, Marx'ın,
Engels'in, Lenin'in görüşlerine dayandığı"na
dair giriş bölümleri eklenmişti.
Ama SSCB çökünce bu zorlama yorumlar
kitaplardan çıkarılmış ve kitaplar yine aynı bilgileri
içeren teknik, bilimsel kitaplar olarak kalmışlardır.
Diyalektik materyalizm gibi bir safsatadan vazgeçilmesi
asla bilimi gölgede bırakmamış, aksine bilimin
üzerindeki baskı ve zorlamaları ortadan kaldırmıştır.
Bugün de çağdaş bilimi evrime bağlı
kalmaya zorlayan hiçbir neden yoktur. Bilim gözlem
ve deneye dayanır. Evrim ise, gözlemlenemeyen
geçmiş hakkında ortaya atılmış bir varsayımdır.
Dahası bu varsayımın iddia ve önermeleri her defasında
bilimin ve mantığın kuralları tarafından yalanlanmıştır.
Bu varsayım terk edildiğinde elbette ki bilim
hiçbir kayba uğramayacaktır. Amerikalı bir biyolog
olan Harper bu konuda şu yorumu yapar:
Sık sık Darwinizm'in modern biyolojinin
temeli olduğu iddia edilir. Oysa aksine, eğer
Darwinizm'e yapılan bütün göndermeler ortadan
kaldırılsa, biyoloji biliminde hiçbir değişiklik
olmayacaktır...19
Hatta tam tersine bilim, dogmatizm,
ön yargı, safsata ve uydurmalarla dolu böyle bir
teorinin dayatmasından kurtulduğu için çok daha
hızlı ve sağlıklı bir biçimde ilerlemeyi sürdürecektir.



18 Arda Denkel, Cumhuriyet Bilim
Teknik Eki, 27 Şubat 1999
19 G. W. Harper, "Alternatives
to Evolution", School Science Review, cilt. 61,
Eylül 1979, s. 26