Karada yaşayan bitkilerin fosil tarihi ve yapısal
özelliklerini incelediğimizde ise, yine karşımıza evrim
teorisinin öngörülerine hiç uymayan bir tablo çıkar. Neredeyse
her biyoloji kitabında karşılaşacağınız "bitkilerin evrim
ağacı"nın tek bir dalını bile doğrulayan bir bitki fosili
serisi yoktur. Çoğu bitki, fosil kayıtlarında oldukça tatmin
edici kalıntılara sahiptir, ama bu kalıntıların hiçbiri
bir türden diğerine ara geçiş formu özelliği göstermez.
Hepsi kendi içlerinde özel ve orijinal olarak yaratılmış,
apayrı türlerdir ve birbirleri arasında herhangi bir evrimsel
bağlantı yoktur. Evrimci paleontolog Olson'un kabul ettiği
gibi, "çoğu yeni bitki grubu aniden ortaya çıkar ve kendilerine
yakın hiçbir ataları yoktur."290
Michigan Üniversitesi'nde fosil bitkiler üzerine
çalışmalar yapan botanikçi Chester A Arnold, şu yorumu yapar:
Uzun bir zaman boyunca,
soyu tükenmiş olan bitkilerin, şu anda yaşamakta olanların
geçirmiş oldukları gelişim aşamalarını ortaya çıkaracağı
umut edildi. Ancak açıklıkla kabul edilmelidir ki, bu beklenti
sadece çok sınırlı bir dereceye kadar gerçekleşebilmiştir.
Oysa paleobotanik araştırmalar bir yüzyılı aşkın bir süredir
devam etmektetir. 291
Arnold, paleobotaninin (bitkisel fosil biliminin)
evrimi destekleyici bir sonuç ortaya koymadığını, "şimdiye
kadar modern hiçbir bitkinin başlangıcından bugüne kadar
olan evrimsel akrabalık tarihini izleme şansımız olmadı"
diyerek de kabul eder.292
Karbonifer devrine ait olan
bu eğrelti otu fosili, Fas'ta Jerada bölgesinde bulunmuştur.
İlginç olan, 320 milyon yıl yaşında olan bu fosilin,
günümüzdeki eğrelti otlarından farksız oluşudur.
|
Bitkilerin evrimi iddiasını en açık biçimde reddeden
fosil bulguları, çiçekli bitkilere aittir. Çiçekli bitkiler,
ya da biyolojik tanımıyla angiospermler, 43 ayrı familyaya
bölünmüşlerdir ve bu 43 farklı familyanın her biri de, arkalarında
hiçbir ilkel "ara form" izi bulunmadan fosil kayıtlarında
aniden ortaya çıkarlar. Bu gerçek 19. yüzyılda da fark edilmiş
ve hatta bu nedenle Darwin angiospermlerin kökenini "rahatsız
edici bir sır" olarak tanımlamıştır. Darwin'den bu yana
yapılan tüm araştırmalar ise sadece bu sırrın "rahatsız
edici"lik dozajını artırmış bulunmaktadır. Evrimci paleobotanikçi
N. F. Hughes, Paleobiology of Angiosperm Origins
adlı kitabında şu itirafı yapar:
Karadaki bitkilerin en
dominant grubu olan angiospermlerin evrimsel kökeni, bilim
adamlarını 19. yüzyılın ortalarından beri şaşırtmaktadır...
Detaylardaki bir kaç istisna dışında, bu soruna tatminkar
bir cevap bulunamayışı devam etmektedir ve sonunda çoğu
biyolog bu sorunun fosil kayıtlarıyla çözülmesinin imkansız
olduğu sonucuna varmıştır.293
Bir başka paleobotanikçi C, B, Beck ise şöyle
yazmaktadır:
Gerçekte, angiospermlerin
kökeni ve evrimi hakkındaki sır, bugün de, Darwin'in 1879'da
bu problemi vurguladığı zaman olduğu kadar büyük ve etkileyicidir..
Verebildiğimiz hiçbir kesin cevap yoktur, çünkü vardığımız
sonuçlar sürekli olarak dolaylı delillere dayanmak zorundadır
ve doğal olarak son derece spekülatif ve yorumsaldır.
Daniel Axelrod ise, The Evolution of Flowering
Plants, in The Evolution Life adlı kitabında,
çiçekli bitkilerin kökeni konusunda şu yorumu yapar:
Angiospermlere, yani çiçekli
bitkilere yol açan ilkel grup, fosil kayıtlarında henüz
tespit edilmemiştir ve yaşayan hiçbir angiosperm böyle bir
bağlantıya işaret etmemektedir.294
Bütün bunların bize gösterdiği tek bir sonuç
vardır. Tüm canlılar gibi bitkiler de yaratılmışlardır.
İlk ortaya çıktıkları andan itibaren bütün mekanizmaları
eksiksiz olarak vardır. Evrimci literatürde kullanılan "zamanla
gelişim, tesadüflere bağlı değişimler, ihtiyaçlar sonucunda
ortaya çıkan adaptasyonlar" gibi terimler, hiçbir gerçekliğe
karşılık gelmemektedir ve bilimsel bir anlamları yoktur.
  
290 E.
C. Olson, The Evolution of Life, New York, The New American
Library, 1965, s. 94
291 Chester A. Arnold,
An Introduction to Paleobotany. McGraw-Hill Publications in
the Botanical Sciences. New York: McGraw-Hill Book Company,
Inc., 1947, s. 7
292 Chester A. Arnold,
An Introduction to Paleobotany. McGraw-Hill Publications in
the Botanical Sciences. New York: McGraw-Hill Book Company,
Inc., 1947, s. 334
293 N. F. Hughes, Paleobiology
of Angiosperm Origins: Problems of Mesozoic Seed-Plant Evolution,
Cambridge: Cambridge University Press, 1976, s. 1-2
294 Daniel Axelrod,
The Evolution of Flowering Plants, in The Evolution Life,
s.264-274 (1959)
|