Evrimci biyolog Ernst Haeckel
tarafından 1866 yılında çizilen "hayat ağacı".
|
Önce Darwinizm'in bu konudaki varsayımını ele
alalım. Bilindiği gibi Darwinizm, canlılığın tek bir ortak
atadan geldiğini ve küçük değişimlerle farklılaştığını öne
sürmektedir. Bu durumda, canlılığın, ilk başta birbirine
çok benzer ve basit formlarda ortaya çıkmış olması gerekir.
Yine aynı iddiaya göre, canlıların birbirlerinden farklılaşmaları
ve kompleksliklerinin artması da, zamanın akışına paralel
olmalıdır.
Kısacası, Darwinizm'e göre, canlılık tek bir
kökten gelen, ancak sonra dallara ayrılan bir ağaç gibi
olmalıdır. Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla
vurgulanır ve "hayat ağacı" (tree of life) kavramı sık sık
kullanılır. Bu hayat ağacına göre, canlılar arasındaki en
temel sınıflandırma birimi olan filumların da, aşağıdaki
şemada görüldüğü gibi, kademe kademe ortaya çıkmış olması
gerekir.
Darwinizm'e göre önce tek bir filum oluşmalı,
sonra diğer filumlar küçük küçük değişimlerle ve uzun zaman
dilimleri içinde yavaş yavaş belirmelidir. Darwinizm'in
bu varsayımına göre, hayvan filumlarının sayısında da kademeli
bir artış yaşanmış olmadır. Aşağıdaki çizim, Darwinist varsayımlara
göre hayvan filumlarında beklenen kademeli sayı artışını
göstermektedir.
Darwinizm'e göre canlılık bu şekilde gelişmiş
olmalıdır. Peki ama gerçekten de böyle mi olmuştur?
Kesinlikle hayır. Aksine, havyanlar, ilk ortaya
çıktıkları dönemden itibaren çok farklı ve çok komplekstirler.
Bugün bilinen tüm hayvan filumları, yeryüzünde aynı anda,
Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır.
Kambriyen devri, yaşı 530-520 milyon yıl olarak hesaplanan
10 milyon yıllık bir jeolojik dönemdir. Bu devirden önceki
fosil kayıtlarında, tek hücreli canlılar ve çok basit birkaç
çok hücreli dışında hiçbir canlının izine rastlanmaz. Kambriyen
devri gibi son derece kısa bir dönem içinde ise (10 milyon
yıl, jeolojik anlamda çok kısa bir zaman dilimidir) bütün
hayvan filumları, tek bir eksik bile olmadan bir anda ortaya
çıkmışlardır!
Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller, salyangozlar,
trilobitler, süngerler, solucanlar, deniz anaları, deniz
yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi çok
farklı canlılara aittir. Bu tabakadaki canlıların çoğunda,
modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç,
kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar
bulunur. Bu yapılar hem çok kompleks, hem de çok farklıdır.
Evrim literatürünün popüler yayınlarından Earth Sciences
dergisinin editörü Richard Monestarsky, Kambriyen Patlaması
hakkında şu bilgileri vermektedir:
Bugün görmekte olduğumuz
oldukça kompleks hayvan formları aniden ortaya çıkmışlardır.
Bu an, Kambriyen Devrin tam başına rastlar ki denizlerin
ve yeryüzünün ilk kompleks yaratıklarla dolması bu evrimsel
patlamayla başlamıştır. Günümüzde dünyanın her yanına yayılmış
olan omurgasız takımları erken Kambriyen devri'de zaten
vardır ve yine bugün olduğu gibi birbirlerinden çok farklıdırlar.47
|
FOSİL
KAYITLARI EVRİM TEORİSİNE KARŞI

EVRİM TEORİSİNE GÖRE
YAŞANMIŞ OLMASI GEREKEN DOĞA TARİHİ
|
Evrim
teorisi, temel canlı gruplarının (filumların)
tek bir ortak atadan doğup, zaman içinde farklılaşıp
geliştiklerini iddia eder. Üstteki şema bu
iddiayı ifade etmektedir: Darwinizm'e göre
canlılar giderek dallanan bir ağaç gibi birbirlerinden
farklılaşmış olmalıdırlar.
|

FOSİL KAYITLARININ
ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK DOĞA TARİHİ |
Fosil
kayıtları ise bunun tam aksini göstermektedir.
Alttaki şemada görüldüğü gibi, farklı canlı
grupları yeryüzünde bir anda ve farklı yapılarıyla
ortaya çıkmıştır. Kambriyen devrinde 100'e yakın
temel canlı sınıfı (filum) bir anda belirmiştir.
Daha sonra da bu canlı sınıflarının sayısı artmamış,
aksine azalmıştır. (Çünkü bazı canlı sınıflarının
soyu tükenmiştir.)
|
|
Dünyanın nasıl olup da böyle birdenbire birbirlerinden
çok farklı filumlarla dolup taştığı, hiçbir ortak ataya
sahip olmayan farklı canlıların nasıl ortaya çıktığı, evrim
teorisine göre asla cevaplandırılamayan bir sorudur. Darwinizm'in
dünya çapındaki en önde gelen savunucularından biri olan
İngiliz biyolog Richard Dawkins, bu gerçek hakkında şunları
söylemektedir:
... Kambriyen katmanları,
başlıca omurgasız gruplarını bulduğumuz en eski katmanlardır.
Bunlar, ilk olarak ortaya çıktıkları halleriyle, oldukça
evrimleşmiş bir şekildeler. Sanki hiçbir evrim tarihine
sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler.48

Bu illüstrasyon, Kambriyen
devrindeki kompleks yapılara sahip canlıları tasvir
ediyor. Bu denli farklı canlıların hiçbir ataları
olmadan bir anda ortaya çıkmış olmaları, Darwinist
teoriyi en bastan geçersiz kılmaktadır.
|
Darwinizm'in dünya çapındaki en önemli eleştirmenlerinden
biri olan Berkeley Üniversitesi profesörü Philip Johnson,
paleontolojinin ortaya koyduğu bu gerçeğin, Darwinizm'le
olan açık çelişkisini şöyle açıklamaktadır:
Darwinist teori,
canlılığın bir tür "giderek genişleyen bir farklılık üçgeni"
içinde geliştiğini öngörür. Buna göre canlılık, ilk canlı
organizmadan ya da ilk havyan türünden başlayarak, giderek
farklılaşmış ve biyolojik sınıflandırmanın daha yüksek kategorilerini
oluşturmuş olmalıdır. Ama hayvan fosilleri bizlere bu üçgenin
gerçekte başaşağı durduğunu göstermektedir: Filumlar
henüz ilk anda hep birlikte vardır, sonra giderek sayıları
azalır.49
Kambriyen devrine ait bir
fosil
|
Philip Johnson'ın belirttiği gibi, filumların
kademeli olarak oluşması bir yana, tüm filumlar bir anda
varolmuşlar, hatta ilerleyen dönemlerde bazılarının soyu
tükenmiştir. Bir önceki sayfadaki grafikler, fosil kayıtlarının
filumların kökeni hakkında ortaya koyduğu bu gerçeği göstermektedir:
Görüldüğü gibi Kambriyen öncesi (Prekambriyen)
dönemde sadece tek hücreli canlıların oluşturduğu üç farklı
filum vardır. Kambriyende ise 60'ı aşkın farklı hayvan filumu
bir anda ortaya çıkmıştır. İlerleyen dönemde ise bu filumların
bir kısmının soyları tükenmiş, günümüze kadar sadece bazı
filumlar ulaşmıştır. Aşağıdaki grafik, filumların sayısının
zaman içindeki seyrini göstermektedir:
Ünlü evrimci paleontolog Roger Lewin, Darwinizm'in
hayatın tarihi hakkındaki tüm varsayımlarını çökerten bu
olağanüstü durumdan şöyle söz eder:
"Hayvanların tüm tarihindeki
en önemli evrimsel olay" olarak tanımlanan Kambriyen patlaması,
daha sonra da varlıklarını koruyacak olan bütün temel vücut
formlarını (filumları) ortaya koymuştur. Bunların bir kısmının
daha sonra soyları tükenmiştir. Bazı tahminler, şu anda
var olan 30 farklı hayvan filumu ile karşılaştırıldığında,
Kambriyen patlamasının yaklaşık 100 kadar farklı filumu
ortaya çıkardığı yönündedir.50
  
47 Richard Monestarsky,
"Mysteries of the Orient", Discover, Nisan 1993, s. 40
48 Richard Dawkins, The Blind Watchmaker,
London: W. W. Norton 1986, s. 229
49 Phillip E. Johnson, "Darwinism's Rules
of Reasoning", Darwinism: Science or Philosophy, Foundation
for Thought and Ethics, 1994, s. 12 
50 R. Lewin, Science, vol. 241, 15 July 1988,
s. 291 
|