Kambriyen devrinde aniden ortaya çıkan hayvan
filumlarından biri, başta da belirttiğimiz gibi merkezi
bir sinir ağına sahip olan Chordata filumudur. Chordata,
ya da Türkçe'de kullanılan karşılığıyla "kordalılar"ın bir
alt sınıfı ise, omurgalılardır. Balıklar, amfibiyenler,
sürüngenler, kuşlar ve memeliler gibi temel sınıflara ayrılan
omurgalılar, kuşkusuz hayvanlar aleminin en önemli canlılarını
oluştururlar.
Evrimci paleontologlar, her canlı filumunu
bir başka filumun evrimsel devamı olarak görmeye çalıştıkları
için, kordalıların bir başka omurgasız filumundan evrimleştiğini
iddia ederler. Ancak tüm filumlar gibi Chordata filumunun
üyelerinin de Kambriyen devirde ortaya çıkmış olması, bu
iddiayı ilk baştan tutarsız hale getirmektedir. Kambriyen
devrinde belirlenen en eski kordalı, Pikaia adı verilen,
uzun bir vücuda sahip ve ilk bakışta solucanları andıran
deniz canlısıdır.59
Pikaia, atası olarak öne sürülebilecek tüm diğer filumlardaki
türlerlerle aynı anda ve hiçbir ara form olmadan ortaya
çıkmıştır. Evrimci biyolog Prof. Mustafa Kuru, Omurgalı
Hayvanlar adlı kitabında bu ara form yokluğunu şöyle
ifade eder:
Kordalıların omurgasız
hayvanlardan oluştuğu konusunda kuşku yoktur. Yalnız omurgasızlarla,
kordalılar arasındaki geçişi aydınlatacak bir fosilin bulunmaması,
bu konuda birçok varsayımın ortaya atılmasına neden olmuştur.60
Eğer ortada bir ara geçiş formu yok ise, nasıl
olur da "bu evrimin gerçekleştiği konusunda kuşku yoktur"
denilebilir? Bir varsayımı, onu destekleyen delil olmadığı
halde hiç kuşku duymadan kabul etmek, bilimsel değil dogmatik
bir tavırdır. Nitekim Sayın Prof. Kuru, yukarıdaki ifadesinden
sonra omurgalıların kökeni hakkındaki evrimci varsayımları
uzun uzun anlattıktan sonra, ortada bir delil olmadığını
bir kez daha kabul etmek durumunda kalmaktadır:
Kordalıların kökeni ve
evrimi konusunda yukarıda belirtilen görüşler, herhangi
bir fosil kaydına dayanmadığından, her zaman kuşku ile karşılanmıştır.61
Evrimci biyologlar kimi zaman "kordalıların
ve diğer omurgalıların kökeni hakkında fosil kaydı bulunmayışının
nedeni, omurgasız canlıların yumuşak dokulu olmaları ve
dolayısıyla fosil izi bırakmamalarıdır" gibi bir açıklama
öne sürerler. Oysa bu açıklama gerçekçi değildir, çünkü
omurgasız canlılara ait de çok sayıda fosil kalıntısı vardır.
Kambriyen devri canlılarının hepsi omurgasızdır ve bu türlere
ait on binlerce fosil örneği bulunmuştur. Örneğin Kanada'daki
Burgess Shale yatağında yumuşak dokulu pek çok canlının
fosili vardır; bilim adamları Burgess Shale gibi bölgelerde,
canlıların oksijen oranı çok düşük çamur tabakaları ile
aniden kaplandıklarını ve bu sayede yumuşak dokularının
dağılmadan fosilleştiğini düşünmektedirler.62
|

Bilinen en eski kordalı canlı olan
Pikaia'nın fosili ve canlının tahmin edilen anatomisi
|
Evrim teorisi, pikaia gibi ilk kordalıların
da zamanla balıklara dönüştüğünü varsayar. Ancak "kordalıların
evrimi" iddiasını destekleyecek herhangi bir ara form fosili
bulunmadığı gibi, "balıkların evrimi" iddiasını destekleyecek
bir fosil de yoktur. Aksine, tüm farklı balık kategorileri,
fosil kayıtlarında bir anda ve hiçbir ataları olmadan ortaya
çıkarlar. Milyonlarca omurgasız fosili vardır, milyonlarca
balık fosili vardır, ama hiç kimse tek bir tane bile ara
form fosili bulamamıştır. Evrimci paleontolog Gerald T.
Todd, "Kemikli Balıkların Evrimi" başlıklı bir makalesinde
bu gerçek karşısında şu çaresiz soruları sıralar:
Kemikli balıkların
her üç sınıfı da, fosil tabakalarında aynı anda ve aniden
ortaya çıkarlar... Peki ama bunların kökenleri nedir?
Bu denli farklı ve kompleks yaratıkların ortaya çıkmasını
ne sağlamıştır? Ve neden kendilerine evrimsel bir ata oluşturabilecek
canlıların izlerinden eser yoktur?63
|
BALIKLARIN
KÖKENİ
Fosil kayıtları,
diğer canlı sınıflamaları gibi balıkların da yeryüzünde
aniden ve farklı yapılarıyla ortaya çıktığını göstermektedir.
Balıklar, arkalarında hiçbir "evrim" süreci olmadan,
kusursuz anatomileriyle bir anda yaratılmışlardır.
| Iskoçya'da
bulunan ve Birkenia adı verilen balık fosili.
Yaşı 420 milyon yıl olarak hesaplanan bu canlı,
yaklaşık 4 cm. boyundadır. |
Stethacanthus
türüne ait 330 milyon yıllık bir köpekbalığı fosili. |
| Brezilya'daki
Santana fosil yatağında bulunan 110 milyon yıllık
balık fosilleri. |
Mezozoik devre ait bir grup
balık fosili.
|
Devonyen
devre ait, yaklaşık 360 milyon yıllık balık fosili.
Osteolepis panderi adı verilen canlı yaklaşık
20 cm. boyunda ve günümüzdeki balıklara çok benziyor. |
|
  
59
Douglas Palmer, The Atlas of the Prehistoric World, Dicovery
Channel, Marshall Publishing, London, 1999, s. 66
60 Mustafa Kuru, Omurgalı
Hayvanlar, Gazi Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1996, s. 21
61 Mustafa Kuru, Omurgalı
Hayvanlar, Gazi Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1996, s. 27
62 Douglas Palmer, The
Atlas of the Prehistoric World, Dicovery Channel, Marshall
Publishing, London, 1999, s. 64
63 Gerald T. Todd, "Evolution
of the Lung and the Origin of Bony Fishes: A Casual Relationship",
American Zoologist, cilt 26, No. 4, 1980, s. 757
|