Öte yandan yılan, timsah, dinozor ya da kertenkele
gibi çok farklı sürüngen sınıflamaları arasında da aşılmaz
sınırlar vardır. Bu farklı sınıflamaların her biri, fosil
kayıtlarında birbirlerinden çok farklı yapılarıyla ve birdenbire
belirir. Evrimciler, bu farklı gruplar arasında, yapılarına
bakarak evrimsel süreçler hayal ederler. Ama bu varsayımların
fosil kayıtlarında bir karşılığı yoktur. Örneğin yaygın
bir evrimci varsayım, yılanların, ayaklarını kademeli olarak
yitiren kertenkelelerden evrimleştiği yönündedir. Ancak
ayaklarını mutasyon sonucunda kaybetmeye başlayan bir kertenkelenin
nasıl olup da daha "avantajlı" hale gelebileceği ve doğal
seleksiyon tarafından "seçileceği" sorusu cevapsızdır.

Yaklaşık 50 milyon yıllık piton yılanı fosili. Tür
ismi; Palaeopython
|
Kaldı ki, fosil kayıtlarında bulunan en eski
yılanlar da, hiçbir "ara form" özelliği taşımayan ve günümüzdeki
örneklerinden farksız canlılardır. Bilinen en eski yılan
fosili, Güney Amerika'da Üst Cretaceous devrine ait kayalıklarda
bulunmuş olan Dinilysia'dır. Robert Carrol, bu canlının
"son derece ilerlemiş bir evrim düzeyinde olduğunu", yani
yılarından karakteristik özelliklerine zaten sahip olduğunu
kabul etmektedir.77
Bir diğer sürüngen sınıfı olan kaplumbağalar
da, fosil kayıtlarında kendilerine özgü kabuklarıyla birlikte
bir anda belirir. Evrimci kaynakların ifadesiyle "kaplumbağalar
diğer omurgalılardan çok daha fazla ve iyi korunmuş fosiller
bırakmalarına rağmen, bu canlılar ile kendisinden evrimleştikleri
varsayılan diğer sürüngenler arasında hiçbir geçiş formu
bulunmamaktadır".78
Omurgalılar paleontolojisi uzmanı Robert Carroll
ise aynı konuda şu bilgileri verir:
En eski kaplumbağalara, Almanya'daki Triasik devri
fosil yataklarında rastlanır. Bugün yaşayan örneklerine
çok benzeyen sert kabukları sayesinde kolaylıkla diğer
türlerden ayırt edilirler. Daha erken ya da daha ilkel
kaplumbağalara ait hiçbir iz tanımlanamamıştır. Oysaki
kaplumbağalar çok kolaylıkla fosilleşirler ve fosillerinin
çok küçük parçaları dahi bulunsa kolaylıkla tanınırlar.79
Üstte solda, Almanya'da
bulunan 45 milyon yıllık bir tatlı su kaplumbağası
fosili. Sağda ise, bilinen en eski deniz kaplumbağası
kalıntısı: Brezilya'da bulunan bu 110 milyon yıllık
fosil, bugün yaşayan örneklerinden farksız.
|
Tüm bu söz konusu canlı sınıflamaları, yeryüzünde
bir anda ve ayrı ayrı ortaya çıkmışlardır. Bu durum, yaratılmış
olduklarının bilimsel bir kanıtıdır.
  
77 Robert
Carroll, Vertebrate Paleontology and Evolution, s. 235
78 Encyclopedia Britannica,
1992, c. 26, s. 704-705
79 Robert Carroll, Vertebrate
Paleontology and Evolution, s. 207
|