Sürüngenler sınıflamasının bir diğer ilginç
kategorisi ise deniz sürüngenleridir. Bu canlıların büyük
bölümünün soyları tükenmiştir, deniz kaplumbağaları ise
bu grubun halen yaşayan bir cinsidir. Deniz sürüngenlerinin
kökeni, aynı uçan sürüngenler gibi, evrimci bir yaklaşımla
açıklanamaz durumdadır. Bilinen en önemli deniz sürüngeni,
Ichthyosaur olarak bilinen canlıdır. Colbert ve Morales,
Evolution of the Vertebrates adlı kitaplarında bu canlıların
kökeni hakkında evrimci bir yorum yapılamayışını şöyle kabul
ederler:

Stenopterygius türüne ait bir Ichthyosaur fosili,
yaklaşık 250 milyon yıllık.
|
Deniz memelilerinin pek
çok yönden en özelleşmiş türü olan Ichthyosaur, erken Triasik
devrinde ortaya çıkmıştır. Sürüngenlerin jeoloji tarihine
girişleri son derece ani ve dramatik bir şekilde olmuştur;
Triasik öncesi devirlere ait fosil yataklarında, Ichthyosaurların
muhtemel atalarına ait hiçbir iz yoktur... Ichthyosaur
ilişkileri hakkındaki en temel sorun, bu sürüngenleri bilinen
başka herhangi bir sürüngen takımına bağlayabilecek hiçbir
sonuca götürücü delilin bulunamayışıdır.82
Yaklaşık 200
milyon yıllık bir Ichthyosaur fosili
|
Bir başka omurgalı tarihi uzmanı Romer ise
şöyle yazmaktadır:
(Ichthyosaur hakkında)
hiçbir ilkel form bilinmemektedir. Ichthyosaur yapısının
kendine özgü özellikleri, gelişmek için çok uzun bir zaman
dilimi gerektirmektedir ve dolayısıyla bu canlıların çok
eski bir kökene sahip olmalarını gerektirir. Ama bu canlıların
atası olarak kabul edilebilecek hiçbir Permiyen devri
sürüngeni bilinmemektedir.83
Kısacası sürüngenler sınıflaması içinde yer
alan farklı canlılar, aralarında evrimsel bir ilişki olmadan
yeryüzünde ortaya çıkmıştır. Aynı durum, ilerleyen sayfalarda
inceleyeceğimiz gibi, memeliler için de geçerlidir. Uçan
memeliler vardır (yarasa) ve deniz memelileri vardır (yunuslar
ve balinalar). Bu farkl sınıflamalar ise evrime bir kanıt
değil, aksine evrim için açıklanamayan büyük birer sorundur.
Çünkü tüm farklı sınıflamalar, aralarında hiçbir geçiş formu
bulunmadan ve tümüyle farklı yapılarıyla yeryüzünde aniden
belirmiştir.
Bu ise, tüm bu canlıların yaratılmış olduklarının
çok açık bir bilimsel kanıtını oluşturmaktadır.
  
82 E.
H. Colbert, M. Morales, Evolution of the Vertebrates, New
York, John Wiley and Sons, 1991, s. 193
83 A. S Romer, Vertebrate
Paleontology, 3rd ed., Chicago, Chicago University Press,
1966, s. 120
|