Kuşlarla sürüngenler arasına aşılmaz bir uçurum
koyan bir başka özellik ise, tamamen kuşlara has bir yapı
olan tüylerdir. Sürüngenlerin vücutları pullarla, kuşların
vücutları ise tüylerle kaplıdır. Kuş tüylerinin sürüngen
pullarından evrimleştiği varsayımı tamamen temelsizdir ve
fosil kayıtları tarafından geçersiz kılınmaktadır. Evrimci
paleontolog Barbara Stahl şu itirafta bulunur:
|
|
SÜRÜNGEN PULLARI
Sürüngenlerin vücutlarını kaplayan pullar, her yönüyle
kuş tüylerinden farklıdır. Pullar tüyler gibi derinin
altına uzanmaz, sadece canlının dış yüzeyinde sert bir
tabaka oluştururlar. Genetik, biyokimyasal ve anatomik
yönlerden kuş tüyleriyle hiçbir benzerlikleri yoktur.
Pullar ile tüyler arasındaki büyük farklılık, sürüngen-kuş
evrimi senaryosunu bir kez daha temelsiz bırakmaktadır. |
Tüylerin, sürüngen pullarından
evrimleştikleri varsayımı, analizlerce doğrulanmamaktadır...
Tüylerin kompleks yapısı göstermektedir ki, böyle bir yapının
sürüngen pullarından evrimleşmesi olağanüstü derecede uzun
bir zaman ve çok sayıda ara geçiş formu gerektirecektir.
Bu zamana dek fosil kayıtları böyle bir varsayımı desteklememiştir.95
Evrimci paleontologlar tarafından
"tüylü dinozor" olarak ilan edilen, ancak böyle bir
özelliği bulunmadığı sonradan ortaya çıkan Sinosauropteryx
fosili.
|
Connecticut Üniversitesi'nde fizyoloji ve nörobiyoloji
profesörü olan A. H. Brush ise, "tüyler ve pullar... genetik
yapılarından gelişimlerine, morfolojilerinden doku organizasyonlarına
kadar herşeyde birbirlerinden farklıdırlar" diyerek aynı
gerçeği kabul eder.96
Dahası, Prof. Brush'a göre "kuş tüylerinin protein yapısı
da diğer omurgalıların hiçbirinde görülmeyen, tümüyle özgün"
bir yapıdır.97
Bunun yanısıra, kuş tüylerinin sürüngen pullarından
evrimleştiklerini gösterebilecek hiçbir fosil delili de
yoktur. Aksine, Prof. Brush'ın ifadesiyle, "tüyler fosil
kayıtlarında sadece kuşlara has bir özellik olarak bir anda
belirirler".98 Sürüngenlerde
kuş tüylerine köken oluşturabilecek "hiçbir epidermal (üst
deriye ait) yapı ise belirlenememiştir".99
Şimdiye dek pek çok fosil üzerinde "tüylü dinozor"
spekülasyonu yapılmış, ama detaylı araştırmalar bu iddiaları
yalanlamıştır. Ünlü kuşbilimci Alan Feduccia, "On Why Dinosaurs
Lacked Feathers" (Dinozorların Neden Tüylerinin Olmadığı
Üzerine) adlı makalesinde şöyle yazar:
Tüyler tamamen kuşlara
özgü yapılardır ve sürüngen pulları ile kuş tüyleri arasında
geçiş formu oluşturabilecek hiçbir bilinen yapı yoktur.
Longisquama gibi bazı örneklerde rastlanan uzunlamasına
pulların yapısı hakkında yapılan spekülasyonlara katılmıyorum.
Bunların tüy benzeri yapılar olduğu yönünde hiçbir somut
kanıt yoktur.100
1996 yılında büyük bir medya propagandası ile
gündeme getirilen "Çin'de bulunan tüylü dinozor fosilleri"
hikayesinin tümüyle gerçek dışı olduğu, sözü edilen Sinosauropteryx
fosilinin gerçekte kuş tüyüne benzer hiçbir yapıya sahip
olmadığı ise 1997 yılında yapılan incelemelerle anlaşılmıştır.101
  
95 Barbara
J. Stahl, Vertebrate History: Problems in Evolution, Dover,
1985. s. 349-350
96 A. H. Brush, "On
the Origin of Feathers", Journal of Evolutionary Biology,
Vol. 9, 1996. s. 132 
97 A. H. Brush, "On
the Origin of Feathers", Journal of Evolutionary Biology,
Vol. 9, 1996. s. 132 
98 A. H. Brush, "On
the Origin of Feathers", Journal of Evolutionary Biology,
Vol. 9, 1996. s. 132 
99 A. H. Brush, "On
the Origin of Feathers", Journal of Evolutionary Biology,
Vol. 9, 1996. s. 132 
100 Alan Feduccia,
"On Why Dinosaurs Lacked Feathers", The Beginning of Birds,
Eichstatt, West Germany: Jura Museum, 1985, s. 76 
101 "Plucking the Feathered
Dinosaur", Science, cilt 278, 14 Kasım 1997, s. 1229
|