Öte yandan, kuş tüylerinde hiçbir evrimsel süreçle
açıklanamayacak kadar kompleks bir tasarım vardır. Tüylerin
ortasında hepimizin bildiği uzun ve sert bir boru vardır.
Bu borunun her iki tarafından yüzlerce tüy çıkar. Boyları
ve yumuşaklıkları farklı olan bu tüyler kuşa aerodinamik
özellik kazandırır. Ancak daha da ilginç olanı, bu tüylerin
herbirinin üzerinde de, "tüycük" denilen ve gözle görülemeyecek
kadar küçük olan çok daha küçük tüylerin bulunmasıdır. Bu
tüycüklerin üzerinde ise "çengel" adı verilen minik kancalar
vardır. Bu kancalar sayesinde her tüycük birbirine sanki
bir fermuar gibi tutunur.
Turna kuşunun tek bir tüyünün üzerinde, tüy borusunun
her iki yanında uzanan 650 tane incecik tüy vardır. Bunların
her birinde ise 600 adet karşılıklı tüycük bulunur. Bu tüycüklerin
her biri ise, 390 tane çengelle birbirlerine bağlanır. Çengeller
bir fermuarın iki tarafı gibi birbirine kenetlenmiştir.
Çengeller herhangi bir şekilde birbirinden ayrılırsa, kuşun
bir silkinmesi veya daha ağır hallerde gagasıyla tüylerini
düzeltmesi tüylerin eski haline dönmesi için yeterlidir.
Tüylerin bu kompleks tasarımının, rastlatısal
mutasyonlar sonucunda sürüngen pulundan evrimleştiğini savunmak,
hiçbir bilimsel temeli olmayan dogmatik bir inanıştan başka
bir şey değildir. Nitekim neo-Darwinizm'in duayenlerinden
biri olan Ernst Mayr, bu konuda yıllar önce şu itirafta
bulunmuştur:
Duyu organları, örneğin
bir omurgalı gözünün ya da bir kuşun tüyleri gibi kusursuzca
dengelenmiş sistemlerin rastlantısal mutasyonlar sonucunda
gelişebileceğini varsaymak, bir insanın inandırıcılığı üzerinde
ciddi bir sınırlamadır.102
Tüylerdeki bu tasarım, Charles Darwin'i de çok
düşündürmüş, hatta tavuskuşu tüylerindeki mükemmel estetik
kendi ifadesiyle Darwin'i "hasta etmiş"tir. Darwin, arkadaşı
Asa Gray'e yazdığı 3 Nisan 1860 tarihli mektupta "gözü düşünmek
çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama kendimi zamanla bu
probleme alıştırdım" dedikten sonra şöyle devam eder: "Şimdilerde
ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız
ediyor. Örneğin bir tavuskuşunun tüylerini görmek, beni
neredeyse hasta ediyor."103
KUŞ
TÜYLERİNİN KOMPLEKS YAPISI
Kuş tüyleri detaylı olarak
incelendiğinde çok hassas bir tasarım ortaya çıkar.
Her tüycüğün üzerinde çok daha küçük tüycükler ve
bu tüycükleri birbirine tutturmaya yarayan özel çengeller
vardır. Resimlerde, kuş tüylerinin giderek daha fazla
büyütülmüş yakın plan çekimleri yer alıyor.
|
Kısacası, kuş tüyleri ile sürüngen pulları arasındaki
büyük yapısal farklar ve kuş tüylerinin son derece kompleks
tasarımı, tüylerin pullardan evrimleştiği iddiasını tümüyle
temelsiz bırakmaktadır.
  
102 Ernst
Mayr, Systematics and The Origin Of Species, Dove,. New York,
1964. s. 296
103 Norman Macbeth,
Darwin Retried: An Appeal to Reason, Boston: Gambit, 1971,
s. 101.
|