Evrimci biyologların, Archæopteryx'i ara
geçiş formu olarak gösterirken dayandıkları en önemli iki
nokta ise, bu hayvanın kanatlarının üzerindeki pençeleri
ve ağzındaki dişleridir.
Archæopteryx'in kanatlarında pençeleri
ve ağzında dişleri olduğu doğrudur, ancak bu özellikleri
canlının sürüngenlerle herhangi bir şekilde bir ilgisi olduğunu
göstermez. Zira günümüzde yaşayan iki tür kuşta, Touraco
corythaix ve Opisthocomus hoazin'de de
dallara tutunmaya yarayan pençeler bulunmaktadır. Ve bu
canlılar, hiçbir sürüngen özelliği taşımayan, tam birer
kuştur. Dolayısıyla Archæopteryx'in kanatlarında
pençeleri olduğu ve bu sebeple de bir ara form olduğu yolundaki
iddia geçersizdir.
Günümüzde yaşayan Opisthocomus
hoazin kuşunun kanatlarında da aynı Archæopteryx
gibi pençe benzeri tırnaklar yer alır.
|
Archæopteryx'in ağzındaki dişleri de yine
canlıyı bir ara form kılmaz. Evrimciler bu dişlerin bir
sürüngen özelliği olduğunu öne sürerek yanılmaktadırlar.
Çünkü dişler sürüngenlerin tipik bir özelliği değildir.
Günümüzde bazı sürüngenlerin dişleri varken bazılarının
yoktur. Daha da önemli olan nokta, dişli kuşların Archæopteryx'le
sınırlı olmamasıdır. Günümüzde dişli kuşların artık yaşamadıkları
bir gerçektir, ancak fosil kayıtlarına baktığımız zaman
gerek Archæopteryx ile aynı dönemde gerekse daha
sonra, hatta günümüze oldukça yakın tarihlere kadar "dişli
kuşlar" olarak isimlendirilebilecek ayrı bir kuş grubunun
yaşamını sürdürdüğünü görürüz.
İşin en önemli yanı ise, Archæopteryx'in
ve diğer dişli kuşların diş yapılarının, bu kuşların sözde
evrimsel ataları olan dinozorların diş yapılarından çok
farklı olmasıdır. Martin, Stewart ve Whetstone gibi ünlü
kuşbilimcilerin yaptıkları ölçümlere göre, Archæopteryx'in
ve diğer dişli kuşların dişlerinin üstü düzdür ve geniş
kökleri vardır. Oysa bu kuşların atası olduğu iddia edilen
theropod dinozorlarının dişlerinin üstü testere gibi çıkıntılıdır
ve kökleri de dardır.106
Aynı araştırmacılar, aynı zamanda Archæopteryx ile
onun sözde ataları olan theropod dinozorların bilek kemiklerini
karşılaştırmışlar ve arada hiçbir benzerlik olmadığını ortaya
koymuşlardır.107
Archæopteryx'in dinozorlardan evrimleştiğini
iddia eden en önde gelen otorite olan John Ostrom'un, bu
canlı ile dinozorlar arasında öne sürdüğü bazı "benzerlik"lerin
ise gerçekte birer yanlış yorum olduğu Tarsitano, Hecht
ve A. D. Walker gibi anatomistlerin çalışmalarıyla ortaya
çıkmıştır.108
Tüm bunlar, Archæopteryx'in bir ara geçiş
formu olmadığını; sadece "dişli kuşlar" olarak isimlendirilebilecek
ayrı bir sınıflandırmaya ait olduğunu gösterir. Bu canlıyı
theropod dinozorlarla ilişkilendirmek ise son derece tutarsızdır.
Amerikalı biyolog, Richard L. Deem "Demise of the 'Birds
are Dinosaurs' Theory" ("Kuşlar Dinozordur" Teorisinin Sonu)
başlıklı makalesinde, kuş-dinozor evrimi iddiası ve Archæopteryx
hakkında şunları yazmaktadır:
Son çalışmaların sonuçları
göstermektedir ki, theropod dinozorların elleri (önkol kemiklerindeki)
birinci, ikinci ve üçüncü hanelerden türemiştir, ama kuşların
kanatları, ikinci, üçüncü ve dördüncü hanelerden türerler....
'Kuşlar dinozordur' teorisiyle ilgili başka problemler de
vardır. Theropodların önayakları Archæopteryx'le kıyasla,
vücutlarına göre çok küçüktür. Bu canlıların ağır vücutları
da düşünüldüğünde, bir tür "ön-kanat" (proto-wing) geliştirmeleri
olası gözükmemektedir. Theropod dinozorların çok büyük bölümü
(kuşlarda bulunan) semilunatik bilek kemiğinden yoksundur
ve Archæopteryx'te hiçbir benzeri bulunmayan bazı bilek
parçalarına sahiptir. Bütün theropodlarda V1 sinirleri diğer
bazı sinirlerle birlikte kafatasını yandan terk eder, kuşlarda
ise aynı sinirler kafatasını ön taraftan kendilerine ait
bir delikten geçerek terk eder. Bir başka sorun ise, theropodların
çok büyük kısmının Archæopteryx'ten daha sonra ortaya çıkmış
olmalarıdır."109
  
106 L.
D. Martin, J. D. Stewart, K. N. Whetstone, The Auk, cilt 98,
1980, s. 86.
107 L. D. Martin, J.
D. Stewart, K. N. Whetstone, The Auk, cilt 98, 1980, s. 86;
L. D. Martin "Origins of Higher Groups of Tetrapods", Ithaca,
New York: Comstock Publising Association, 1991, ss. 485, 540.
108 S. Tarsitano, M.
K. Hecht, Zoological Journal of the Linnaean Society, cilt
69, 1985, s. 178; A. D. Walker, Geological Magazine, cilt
177, 1980, s. 595. 
109 Richard L. Deem
"Demise of the 'Birds are Dinosaurs' Theory", http://www.yfiles.com/dinobird2.html

|