İnsan gözü yaklaşık 40 ayrı hassas parçanın birleşmesinden
oluşan çok karmaşık bir sistemdir. Bu parçalardan sadece
bir tek tanesi üzerinde düşünelim. Örneğin göz merceği...
Biz çoğu zaman farkında olmayız, ama cisimleri net görmemizi
sağlayan şey, göz merceğinin her saniye hiç durmadan "otomatik
odaklama" yapmasıdır. İsterseniz bu konuda küçük bir deney
yapabilirsiniz: İşaret parmağınızı havada tutun. Sonra bir
parmağınızın ucuna, bir de arkasındaki duvara bakın. Bakışınızı
parmağınızdan duvara doğru her çevirdiğinizde bir "ayarlama"
olduğunu hissedeceksiniz.
Bu ayar, göz merceğinin etrafındaki küçük kaslar
tarafından yapılmaktadır. Her bakış değişiminde bu kaslar
devreye girer ve merceğin şişkinliğini değiştirerek ışığın
doğru açıda kırılmasını ve istediğiniz cismi net olarak
görmenizi sağlar. Mercek bu ayarı hayatınız boyunca hiç
hata yapmadan her saniye gerçekleştirmektedir. Fotoğrafçılar
aynı ayarlamayı fotoğraf makinelerinde elle yaparlar ve
doğru odaklamayı elde etmek için bazen uzun uzun uğraşırlar.
Modern teknoloji son 10-15 yılda otomatik odaklama yapan
kameralar üretmiştir, ama hiçbir kamera göz kadar hızlı
ve kusursuz odaklama yapamamaktadır.
Bir gözün görebilmesi için ise, bu organı oluşturan
yaklaşık 40 temel parçanın hepsinin de aynı anda birden
var olması ve uyum içinde çalışması gerekir. Mercek bunlardan
sadece biridir. Kornea, konjonktiva, iris, göz bebeği, retina,
koroid, göz kasları, göz yaşı bezleri gibi diğer tüm parçalar
olsa ve çalışsa, ama bir tek göz kapağı olmasa göz kısa
sürede büyük bir tahribata uğrar ve görme işlevini yitirir.
Yine aynı şekilde tüm organeller var olsa ama gözyaşı üretimi
dursa göz, bir kaç saat içinde kurur, yapışır ve kör olur.
Gözün bu karmaşık yapısı karşısında evrim teorisinin
"indirgenebilirlik" iddiası tüm anlamını yitirmektedir.
Çünkü gözün işe yarayabilmesi için aynı anda tüm bölümleriyle
birlikte var olması gerekir. Doğal seleksiyon ve mutasyon
mekanizmalarının, gözün onlarca farklı organelini, bu organeller
son aşamaya kadar hiçbir "avantaj" sağlamazken oluşturmaları
elbette imkansızdır. Prof. Ali Demirsoy, bu gerçeği şu satırlarıyla
kabul eder:
Üçüncü bir itiraza yanıt
vermek oldukça zordur. Karmaşık bir organın, yarar sağlasa
da birden oluşması nasıl mümkün olmuştur? Örneğin, omurgalılardaki
gözün merceği, retinası, optik siniri ve görmek için etkili
olan diğer kısımları birden nasıl oluşmaktadır? Çünkü doğal
seçme, görme sinirinden ayrı olarak retina üzerinde seçici
olamaz. Mercek oluşsa dahi retina olmadan anlam taşımaz.
Görme için tüm yapıların beraberce geliştirilmesi kaçınılmazdır.
Ayrı ayrı geliştirilen kısımlar kullanılmayacağı için
hem anlamsız olacak hem de belki zamanla ortadan kalkacaktır.
Aynı zamanda hepsini birden geliştirmek de tahmin edilemeyecek
kadar küçük olasılıkların biraraya gelmesini gerektirmektedir.296
Sayın Demirsoy'un "tahmin edilemeyecek kadar
küçük olasılıklar" sözüyle ifade ettiği gerçek, aslında
"imkansızlık"tır. Gözün rastlantıların bir ürünü olması,
açıkça imkansızdır. Darwin de bu gerçek karşısında büyük
bir sıkıntı çekmiş ve hatta bu nedenle bir mektubunda "gözleri
düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu" itirafında bulunmuştur.297

İnsan gözü, yaklaşık 40 ayrı
parçanın uyum içinde çalışmasıyla görür. Bunların biri
olmasa, göz hiçbir işe yaramaz. Bu 40 ayrı parçanın
her biri de kendi içlerinde karmaşık tasarımlara sahiptir.
Örneğin gözün arka kısmındaki retina tabakası, 11 ayrı
katmandan oluşur. (sağ üstte) Bu katmanlardan her birinin
ayrı görevi vardır. Evrim teorisi, bu denli kompleks
bir organın nasıl oluştuğu sorusuna cevap verememektedir. |
Darwin Türlerin Kökeni'nde gözün kompleks
tasarımı karşısında ciddi bir zorluk çekmiş, tek çözüm olarak
da bazı canlıların daha basit, bazılarının ise daha kompleks
göz yapıları olduğuna atıfta bulunmuştur. Daha kompleks
gözlerin, daha basit gözlerden evrimleştiğini varsaymıştır.
Ancak bu iddia da gerçeklere uygun değildir. Paleontoloji,
canlıların yeryüzünde son derece kompleks yapılarıyla ortaya
çıktıklarını göstermektedir. Bilinen en eski görme sistemi,
trilobit gözüdür. 530 milyon yıllık bu petek göz
yapısı, önceki bölümlerde değindiğimiz gibi çift mercek
sistemiyle çalışan bir "optik harika"dır. Bu durum, Darwin'in
"kompleks gözler ilkel gözlerden evrimleşti" varsayımını
da tümüyle geçersiz kılmaktadır.
  
296 Ali
Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Meteksan Yayıncılık, Ankara, 1995,
Yedinci Baskı, s. 475
297 Norman Macbeth,
Darwin Retried: An Appeal to Reason. Boston: Gambit, 1971,
s. 101.
|