Evrim teorisini desteklemek uğruna yapılan tüm
bu bilimsel sahtekarlıklar ya da önyargılı değerlendirmeler,
bu teorinin bilimsel bir açıklamadan ziyade, bir tür ideoloji
olduğunu göstermektedir. Her ideolojinin olduğu gibi, bu
ideolojinin de fanatik taraftarları vardır ve bunlar evrimi
her ne pahasına olursa olsun ispatlama çabası içindedirler.
Ya da teoriye o denli dogmatik bir biçimde bağlanmışlardır
ki, ellerine geçen her bulguyu, evrimle hiçbir ilgisi olmasa
da, teorinin büyük bir kanıtı olarak algılamaktadırlar.
Bu kuşkusuz bilim adına üzücü bir tablodur; çünkü bilim
dünyasının temelsiz bir dogma uğruna yanlış yönlendirildiğini
gösterir.
İskandinav bilim adamı Søren Løvtrup ise Darwinism:
The Refutation of a Myth adlı kitabında bu konuda şöyle
demektedir:
Sanırım herkes,
bir bilim dalının tamamının yanlış bir teoriye bağımlı hale
gelmesinin çok büyük bir şanssızlık olacağını kabul edecektir.
Ancak biyolojide yaşanan şey tam da budur: Uzun bir zamandır
insanlar evrimsel konuları Darwinistik kavramlarla tartışıyor,
"adaptasyon", "seleksiyon basıncı" ya da "doğal seleksiyon"
gibi kavramlarla. Sonra da bu tartışmalarla doğal olayların
açıklanmasına katkıda bulunduklarını sanıyorlar. Ama gerçekte
hiçbir katkı sağlamıyorlar... İnanıyorum ki, Darwinizm efsanesi
bir gün bilim tarihindeki en büyük aldanış olarak tanımlanacaktır.190
Darwinizm'in "bilim tarihindeki en büyük aldanış"
olduğunun çok önemli bazı kanıtları da, moleküler biyolojiden
gelmektedir.
  
190 Søren
Løvtrup , Darwinism: The Refutation of A Myth, New York: Croom
Helm, 1987, s.422
|