Doğal seleksiyonla evrimleşme teorisi, üstte
belirttiğimiz teorik zayıflığının yanısıra, asıl olarak
somut bilimsel bulgular karşısında açmaz içindedir. Bir
teorinin bilimsel değeri, gözlem ve deneyler karşısındaki
başarısı ya da başarısızlığı ile ölçülür. Doğal seleksiyonla
evrimleşme teorisi ise, gözlem ve deneyler karşısında kesinlikle
başarısızdır.
Darwin'den bu yana, doğal seleksiyonun canlıları
evrimleştirdiğine dair tek bir bulgu ortaya konamamıştır.
Ünlü bir evrimci olan İngiltere Doğa Tarihi Müzesi baş paleontoloğu
Colin Patterson, bu gerçeği şöyle kabul etmektedir:
Hiç kimse doğal seleksiyon
mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse
böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizmin
en çok tartışılan konusu da budur.10
Fransa'nın en ünlü zoologlarından biri, 35
ciltlik Traité de Zoologie ansiklopedisinin editörü ve Fransız
Bilimler Akademisi'nin (Académie des Sciences) eski başkanı
Pierre-Paul Grassé ise, Evolution of Living Organisms adlı
kitabının "Evrim ve Doğal Seleksiyon"bölümünü şöyle bitirir:
J. Huxley ve diğer biyologların evrimin
doğal seleksiyon mekanizması aracılığıyla işlediği teorisi,
demografik gerçeklerin, genotiplerin bölgesel dalgalanması
ve coğrafi dağılımların bir gözleminden başka bir şey değildir.
Çoğunlukla ele alınan türler on binlerce sene hiç değişmeden
kalmaktadır. Koşullara bağlı olarak meydana gelen dalgalanmalar,
genlerin önceden değişmesiyle beraber ele alındığında evrime
delil olarak kullanılamaz; ve bunun en güzel delili de milyonlarca
yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan yaşayan fosillerdir.11
Evrim teorisini savunan biyologların "doğal
seleksiyonun gözlemlenmiş örneği"olarak gösterdikleri nadir
birkaç olaya baktığımızda ise, bunların gerçekte evrim lehine
bir delil oluşturmadıklarını kolaylıkla görebiliriz.
  
10 Colin
Patterson, "Cladistics", Brian Leek ile Röportaj, Peter Franz,
4 Mart 1982, BBC. 
11 Pierre Paul Grassé,
Evolution on Living Organisms: Evidence for a New Theory of
Information, Academic Press, Ocak 1978, s. 122
|