Bilimsel bulgular, sıçramalı evrim teorisyenlerinin
iddialarını desteklememektedir. Canlıların dar popülasyonlarda
ve makromutasyonlarla hızlı bir biçimde evrimleştikleri
yönündeki bu iddia, gerçekte neo-Darwinizm'in ortaya koyduğu
evrim modelinden bile daha tutarsızdır.
Richard Dawkins; genç nesillere
Darwinizm propagandası yapmakla meşgul.
|
Peki bu teorinin son yıllarda popüler hala
gelmesinin nedeni nedir? Bu soru, evrimci dünyadaki tartışmalara
bakıldığında cevaplanabilir. Sıçramalı evrim modelini savunanların
neredeyse hepsi fosil bilimcidir. Gould, Eldredge, Stanley
gibi ünlü paleontologların başını çektiği bu grup, fosil
kayıtlarının Darwinist teoriyi yalanladığını açıkça görmektedir.
Ancak, her ne olursa olsun bir şekilde evrime inanmak için
kendilerini şartlandırmışlardır. İşte bu yüzden, fosil kayıtlarını
kısmi de olsa açıklayabilmek için tek çözüm olarak sıçramalı
evrim modeline başvurmaktadırlar.
Öte yandan genetikçiler, zoologlar ya da anatomistler,
doğada bu tür "sıçramalar" oluşturacak bir mekanizma olmadığını
görmekte ve bu nedenle de ısrarla Darwinistik kademeli evrim
modelini savunmaktadır. Oxford Üniversitesi zooloğu Richard
Dawkins, sıçramalı evrim modelini savunanları şiddetle eleştirmekte
ve onları "evrim teorisinin inandırıcılığını ortadan kaldırmakla"
suçlamaktadır.
İki taraf arasındaki bu sağırlar diyaloğunun
ortaya koyduğu asıl sonuç ise, evrim teorisinin içine düştüğü
bilimsel krizdir. Ortada hiçbir deney, gözlem ya da paleontolojik
bulgu ile uyuşturulamayan hayali bir "evrim" efsanesi vardır.
Her evrimci teorisyen, bu efsaneye kendi uzmanlık alanına
göre bir dayanak bulmaya çalışmakta, ancak diğer bir bilim
dalının bulguları ile çatışmaya girmektedir. Bu karmaşa,
kimi zaman "bilim bu tür akademik tartışmalarla ilerler"
gibi yüzeysel yorumlarla geçiştirilmeye çalışılmaktadır.
Oysa sorun, bu tartışmaların, doğru bir bilimsel teoriyi
geliştirmek adına yapılan fikir jimnastikleri değil, yanlış
bir teoriyi inatla savunmak adına yapılan dogmatik spekülasyonlardan
ibaret oluşudur.
Sıçramalı evrim teorisyenlerinin bilime istemeden
de olsa yaptıkları bir katkı ise, fosil kayıtlarının gerçekte
hiçbir şekilde evrim kavramıyla uyuşturulamayacağını açıkça
ortaya kolmuş olmalarıdır. Evrim teorisinin dünyadaki en
önde gelen eleştirmenlerinden biri olan Philip Johnson,
sıçramalı evrimin en önemli teorisyeni olan Stephen Jay
Gould'u "Darwinizm'in Gorbaçov'u" olarak tanımlar.
Gorbaçov, Sovyetler Birliği'nin komünist devlet sisteminde
aksaklıklar olduğunu düşünerek sistemi "revize" etmeye çalışmıştır.
Oysa aksaklık sandığı sorunlar gerçekte sistemin kendi tabiatından
kaynaklandığı için, komünizm ellerinin arasından yıkılıp
gitmiştir.
Darwinizm'i ve diğer muhtemel evrim modellerini
de çok yakında aynı son beklemektedir.