Evrimci paleontologlar, Darwin'in bu kehanetine
dayanarak, 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört
bir yanında hummalı fosil araştırmaları yaptılar ve bu ara
geçiş formlarını aradılar. Oysa, tüm çabalara rağmen bu
ara geçiş formlarına hiçbir zaman rastlanamadı. Yapılan
kazılarda ve araştırmalarda elde edilen bütün bulgular,
evrim teorisinin öngörülerinin aksine, canlıların yeryüzünde
birdenbire, eksiksiz ve kusursuz bir biçimde ortaya çıktıklarını
gösterdi. Ünlü İngiliz paleontolog (fosil bilimci) Derek
W. Ager, evrim teorisini benimsemesine karşın bu gerçeği
şöyle kabul eder:
Sorunumuz şudur: Fosil
kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da
sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle
karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde
oluşan gruplar görürüz.35
Bir başka evrimci paleontolog Mark Czarnecki
ise şu yorumu yapar:
Teoriyi (evrimi) ispatlamanın
önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları
olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı
ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden
oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik
durum, türlerin yaratıldığını savunan argümana destek sağlamıştır.36
Ünlü biyolog Francis Hitching ise, The Neck
of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong adlı kitabında
şöyle demektedir:
Eğer fosiller buluyorsak,
ve eğer Darwin'in teorisi doğruysa, o halde kayaların belirli
bir grup yaratığın, daha kompleks bir başka grup yaratığa
doğru küçük kademelerle evrimleştiğini gösteren kalıntılar
ortaya çıkarması gerekir. Bu nesilden nesile ilerleyen "küçük
gelişmelerin" son derece iyi korunmuş olması gerekir. Ama
durum hiç de böyle değildir. Aslında, bunun tam tersi doğrudur.
Darwin'in "sayısız ara form olmalı, ama bunları neden yeryüzünün
sayısız katmanında bulamıyoruz" derken yakınmış olduğu gibi.
Darwin, fosil kayıtlarındaki bu "olağanüstü eksikliğin"
sadece daha fazla fosil kazısı yapmakla ilgili olduklarını
düşünmüştür. Ama her ne kadar yeni fosil kazısı yapılırsa
yapılsın, bulunan türlerin neredeyse hepsinin, istisnasız,
bugün yaşamakta olan hayvanlara çok benzediği ortaya çıkmıştır.37
Fosil kayıtları, canlı türlerinin hem bir anda
ve tamamen farklı yapılarda ortaya çıktıklarını, hem de
çok uzun jeolojik dönemler boyunca değişmeden sabit kaldıklarını
göstermektedir. Harvard Üniversitesi paleontoloğu ve ünlü
evrimci Stephen Jay Gould, bu gerçeği şöyle kabul eder:
Fosilleşmiş türlerin çoğunun tarihi, kademeli
evrimle çelişen iki farklı özellik ortaya koymaktadır:
1. Durağanlık: Çoğu tür, dünya üzerinde
var olduğu süre boyunca hiçbir yönsel değişim göstermez.
Fosil kayıtlarında ilk ortaya çıktıkları andaki yapıları
ne ise, kayıtlardan yok oldukları andaki yapıları da aynıdır.
Morfolojik (şekilsel) değişim genellikle sınırlıdır ve belirli
bir yönü yoktur.
2. Aniden ortaya çıkış: Herhangi bir
lokal bölgede, bir tür, atalarından kademeli farklılaşmalara
uğrayarak aşama aşama ortaya çıkmaz; bir anda ve "tamamen
şekillenmiş" olarak belirir.38

Fosil kayıtlarında Darwin'in
öngördüğü gibi kademeli bir gelişim yoktur. Farklı
canlı türleri, kendilerine has vücut yapılarıyla
bir anda ortaya çıkarlar.
|
Bu noktada "ara form" kavramının tam olarak
ne anlama geldiğini belirtmek gerekir. Evrim teorisinin
öngördüğü ara formlar, iki canlı türü arasında kalan, ancak
eksik ve yarım organlara sahip canlılardır. Ancak bazen
ara form kavramı yanlış algılanmakta ve gerçekte ara form
özelliği oluşturmayan canlı yapıları ara form özelliği gibi
anlaşılabilmektedir. Örneğin bir canlı grubunun diğer canlı
grubuna ait özellikler barındırması da, bir ara form özelliği
değildir. Avustralya'da yaşayan Platypus, bir memeli olmasına
rağmen sürüngenler gibi yumurtlayarak çoğalır. Ayrıca kuşlara
benzer bir gagası bulunur. Bilim adamları Platypus gibi
canlılara "mozaik canlı" ismini verirler. Mozaik canlıların
ara form sayılamayacağı, Stephen J. Gould ve Niles Eldredge
gibi önde gelen evrimci paleontologlar tarafından da kabul
edilmektedir.39
  
35 Derek
A. Ager, "The Nature of the Fossil Record", Proceedings of
the British Geological Association, cilt 87, 1976, s. 133
36 Mark Czarnecki, "The
Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, 19 Ocak 1981,
s. 56
37 Francis Hitching,
The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, Tichnor
and Fields, New Haven, 1982, s. 40
38 S.J. Gould,"Evolution's
Erratic Pace", Natural History, vol. 86, May 1977
39 S. J. Gould & N.
Eldredge, Paleobiology, Vol 3, 1977, s. 147. 
|