"Fosiler canlıların ilkelden
komplekse doğru evrimleştiğini gösterir."
Açıklama: Ders kitaplarında
sıklıkla fosillerin, canlıların ilkelden komplekse doğru geliştiğini
gösterdiği iddia edilmektedir. Oysa bu iddia kesinlikle geçersizdir.
Fosiller canlılığın ilkelden gelişmişe doğru geliştiğini değil,
aksine farklı komplekslikteki canlı türlerinin, aralarında
bir ilişki olmadan bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir.
Canlıların ilkelden komplekse doğru gelişmesi kavramı, fosil
kayıtlarında, yani somut bilimsel bulgularda değil, sadece
evrimcilerin hayal güçlerinde vardır.
Fosil kayıtlarına baktığımızda canlılığın
ortaya çıktığı en erken tabakanın Kambriyen Devir olduğunu
görürüz. 500-530 milyon yıl önce yaşanan bu devirde,
onlarca farklı omurgasız deniz canlısı bir anda ve eksiksiz
olarak ortaya çıkmıştır. Bu kompleks omurgasızlar, kendilerinden
önce yeryüzündeki yegane canlılar olan tek hücreli organizmalarla
aralarında hiçbir bağlantı ya da geçiş formu bulunmadan
birdenbire ve eksiksiz bir biçimde var olmuşlardır.
Bu canlılar, evrimci teorinin gerektirdiği
gibi "ilkel" canlılar değillerdir. Bu canlıların
çoğunda, modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan,
göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler,
ileri fizyolojik yapılar bulunur. Örneğin trilobitlerin
çift mercekli petek göz yapısı, bir tasarım harikasıdır.
Harvard, Rochester ve Chicago Üniversiteleri'nden jeoloji
profesörü David Raup; "Trilobitlerin gözü, ancak
günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli
bir optik mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir
tasarıma sahipti" demektedir.
Trilobit gözünün yeryüzünde ortaya çıkan ilk
görme sistemi olduğunu belirtmek gerekir. Ama bu göz, buna
rağmen yine de son derece komplekstir. Dahası trilobitlerde
ortaya çıkan petek göz yapısı günümüze dek hiç değişmeden
aynen gelmiştir. (Yusufçuk ve arı gibi böceklerin göz yapısı
trilobit gözüyle aynıdır.) Bu durum elbette "canlılar
ilkelden komplekse doğru gelişti" iddiasını açıkça geçersiz
kılmaktadır.
Dünyanın nasıl olup da böyle birdenbire
birbirlerinden çok farklı omurgasız türleriyle dolup
taştığı, hiçbir ortak ataya sahip olmayan ayrı türlerdeki
canlıların nasıl ortaya çıktığı, evrimcilerin asla cevaplayamadıkları
bir sorudur. Evrimci düşüncenin dünya çapındaki en önde
gelen savunucularından İngiliz biyolog Richard Dawkins,
savunduğu tezleri temelinden geçersiz kılan bu gerçek
hakkında şunları söylemektedir:
... Kambriyen katmanları, başlıca omurgasız gruplarını
bulduğumuz en eski katmanlardır. Bunlar, ilk olarak ortaya
çıktıkları halleriyle, oldukça evrimleşmiş bir şekildeler.
Sanki hiçbir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada
meydana gelmiş gibiler. Tabii ki, bu ani ortaya çıkış, yaratılışçıları
oldukça memnun etmektedir.
CANLILIK EN KOMPLEKS HALİYLE ORTAYA
ÇIKMIŞTIR
Kambriyen devrinden sonraki jeolojik devirlere
baktığımızda ise, Kambriyen devrinde rastladığımız durumun
aslında bir kural olduğunu görürüz: Canlılar hep en kompleks
halleriyle ortaya çıkarlar. İlk ortaya çıktıkları halleriyle
günümüzdeki yaşayan örnekleri arasında ise hiçbir fark yoktur.
Yani, ilkelden gelişmişe doğru giden bir evrimsel süreç yoktur.
Bu nedenle ders kitaplarında yer alan "Fosiller
canlıların ilkelden komplekse doğru evrimleştiğini gösterir"
gibi bilim dışı açıklamaların çıkarılması, ve bunların yerine
"Canlılık yeryüzünde ilk ortaya çıktığı andan beri son
derece kompleks bir yapıya sahiptir" şeklinde açıklamaların
eklenmesi gerekmektedir.
İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:
Liseler İçin Biyoloji 3, Ders Kitabı,
Namık Berker,
Ankara: Mega Yayıncılık, 1995, s. 172, 178.
İlköğretim Fen Bilgisi 8, Ders Kitabı, N. Sefa Çimen,
Hayrettin Sönmez, Osman Yılmaz, Ankara: Salan Yayınları, s.
198.
İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı 8, Bahattin Soydan,
Hüseyin Başak, Hülya Soydan, Ankara: Serhat Yayınevi, s. 171.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,
İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 184.