Açıklama: Evrimcilerin
sadece organlar düzeyinde değil, moleküler düzeyde öne sürdükleri
homoloji iddiası da geçersizdir. Evrimciler, farklı canlı
türlerinin DNA şifrelerinin ya da protein yapılarının benzer
olduğundan söz ederler ve bunu, bu canlı türlerinin birbirinden
evrimleştiğinin delili gibi gösterirler. Örneğin evrimci
yayınlarda sık sık "insan DNA'sı ile maymun DNA'sı
arasında büyük bir benzerlik olduğu" söylenir ve bu,
insan ile maymun arasında evrimsel bir ilişki olduğu iddiasının
kanıtı gibi sunulur.
Bu mantığın en çok tekrarlanan örneği, insanda 46, şempanze ve gorillerde ise 48 kromozom bulunmasıdır. Evrimciler, kromozom sayılarının yakınlığını evrimsel bir ilişkinin ispatı sayarlar. Oysa eğer evrimcilerin kullandığı bu mantık doğru olsaydı, insanın maymun kadar yakın bir akrabasının daha olması gerekirdi: "Patates". Çünkü patatesin kromozom sayısı goril ve şempanzenin kromozom sayısıyla eşittir: 48 Bu durum, DNA benzerliğinin evrime kanıt oluşturmayacağının çarpıcı bir göstergesidir.
Kaldı ki birbirine çok benzer ve yakın gibi
görünen canlılar arasında dev moleküler farklılıklar vardır.
Örneğin solunum için gerekli proteinlerden biri olan Sitokrom-C'nin
yapısı, aynı sınıflamalara ait canlılarda inanılmaz derecede
farklıdır. Bu kriter üzerinden yapılan karşılaştırmalara
göre, iki ayrı sürüngen türü arasındaki fark, bir balıkla
bir kuşun ya da bir balıkla bir memelinin arasındaki farktan
daha büyüktür. Bir başka araştırma, kuşlar arasındaki moleküler
farklılıkların, aynı kuşlarla memeliler arasındaki farktan
büyük olduğunu göstermiştir. Birbirine çok yakın gözüken
bakteriler arasındaki moleküler farklılığın, memeliler ile
amfibiyenler ya da böcekler arasındaki farklılıktan daha
büyük olduğu bulunmuştur.
Benzer karşılaştırmalar, hemoglobin, miyoglobin,
hormonlar ve genler üzerinde de yapılmış ve benzer sonuçlar
vermiştir. Prof. Michael Denton bu ve benzeri bulgulara
dayanarak şu yorumu yapar:
Moleküler düzeyde, her canlı
sınıfı, özgün, farklı ve diğerleriyle bağlantısızdır. Dolayısıyla
moleküller, aynı fosiller gibi, evrimci biyoloji tarafından
uzun zamandır aranan teorik ara geçişlerin olmadığını göstermiştir...
Moleküler düzeyde hiçbir organizma bir diğerinin "atası"
değildir, diğerinden daha "ilkel" ya da "gelişmiş"
de değildir... Eğer bu moleküler kanıtlar bundan bir asır
önce var olsaydı... organik evrim düşüncesi hiçbir zaman
kabul görmeyebilirdi.
Dolayısıyla canlılardaki benzerliklerin evrime
delil oluşturduğu iddiası, ilkel bir bilim anlayışının sonucunda
ortaya çıkmış köhne bir mantıktır. Bu nedenle de ders kitaplarında
yer alan "Biyokimyasal benzerlikler evrimin kanıtıdır"
şeklindeki ifadelerin, bilime aykırı olduklarından, bu kitaplardan
çıkarılması gerekmektedir.
İddianın Yer Aldığı Ders
Kitapları:
Liseler İçin Biyoloji 3, Ders Kitabı,
Namık Berker,
Ankara: Mega Yayıncılık, 1995, s. 180-182.
Biyoloji 3, Liseler için Ders Kitabı, Öner Gücün,
Ankara: Pasifik Ders Kitapları A.Ş., s. 122-123.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,
İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 185.