"Canlılık
ilkel dünyada rastlantılarla doğmuş olabilir.İlkel atmosfer,
buna imkan sağlayacak biçimde metan-amonyak ağırlıklıydı
ve serbest oksijen içermekteydi."
Açıklama: Ders kitaplarında "yaşamın
başlangıcına dair farklı görüşler" başlığı altında,
hayatın kökeni konusunda ortaya atılan birtakım iddialar
incelenmektedir. En çok yer ayrılan iddia ise, hemen her
ders kitabında, evrim teorisinin iddiası olan "heterotrof"
tezidir. Bu tez, ilk canlının, çok uzun bir kimyasal süreç
sonucunda, ilkel dünya atmosferinde rastlantılar sonucunda
ortaya çıktığını iddia eder. 20. yüzyılın ilk yarısında
evrimci Rus biyolog Alexander Oparin tarafından ortaya atılan
bu iddia, bugüne kadar hiçbir deney ya da gözlemle ispatlanamamış,
aksine bu iddianın geçersiz olduğunu ortaya koyan pek çok
bilimsel bulgu elde edilmiştir.
Ders kitaplarının önemli bir bölümünde ise
heterotrof tezi, yani cansız maddenin içinde rastlantılar
sonucu canlı bir hücre çıktığı iddiası, sanki çok fazla
bilimsel bulgu ile desteklenen, çok geçerli bir iddia gibi
anlatılmaktadır. Ders kitaplarında bu konuda en yoğun olarak
verilen örnek ise, Miller Deneyi'dir. Ders kitaplarında
kullanılan üsluba bakıldığında, Miller Deneyi'nin canlılığın
cansız maddelerden rastlantılarla oluştuğu iddiasının delili
gibi gösterildiği açıkça görülmektedir.
Oysa Miller Deneyi bugün bilim dünyasında geçerliliğini
tümüyle yitirmiş bir iddiadır. Deney, yaklaşık yarım asır
önce (1953 yılında) gerçekleştirilmiştir ve o zamandan bu
yana ortaya çıkan bilimsel bulgular deneyin hayatın kökenini
açıklamak yönünde hiçbir katkısı olmadığını göstermiştir.
Bu konu kitabın 1. bölümünde ayrıntılı olarak incelenmiş
ve Miller deneyinin geçersizliği gözler önüne serilmiştir.
Ama ne yazık ki ders kitaplarımızda, 1960'lı
yılların köhne varsayımları tekrarlanmakta ve "ilkel
dünya atmosferi metan ve amonyak içeriyordu, bu sayede aminoasitler
oluştu, sonra proteinler, sonra koaservatlar ve sonunda
hücre meydana geldi" gibi bilim dışı masallar anlatılmaktadır.
Bu durumda, 2000'li yıllara ulaştığımız şu
dönemde, bu gibi ilkel bilgilerin ders kitaplarından ayıklanmasının
gerekliliği açıktır. Ders kitaplarında bu konuda "ilkel
dünya atmosferi, karbondioksit, azot ve serbest oksijen
içeriyordu, bu şartlar organik moleküllerin oluşması için
uygun değildir. Dahası, proteinlerin karmaşık yapılarının,
rastlantılarla açıklanması mümkün değildir. Dolayısıyla
yaşamın kimyasal yollardan oluşması imkansızdır" denmesi,
bilimsel bulgulara çok daha uygun olacaktır.
Bu sonuç, günümüzdeki evrimciler tarafından
da istenmeden de olsa kabul edilen bir gerçektir. San Diego
California Üniversitesi'nden Stanley Miller'ın çalışma arkadaşı
olan ünlü evrimci Dr. Leslie Orgel, şöyle demektedir:
Son derece kompleks yapılara sahip olan proteinlerin
ve nükleik asitlerin (RNA ve DNA) aynı yerde ve aynı zamanda
rastlantısal olarak oluşmaları aşırı derecede ihtimal dışıdır.
Ama bunların birisi olmadan diğerini elde etmek de mümkün
değildir. Dolayısıyla insan, yaşamın kimyasal yollarla ortaya
çıkmasının asla mümkün olmadığı sonucuna varmak zorunda
kalmaktadır.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:
Biyoloji 1, Ders Kitabı, Canan Şamlıoğlu,
Zehra Akçakaya,
İstanbul: Bu Yayınları, s. 62-65.
Liseler İçin Biyoloji 1, Ders Kitabı, Namık Berker, Ankara:
Mega Yayıncılık, s. 43-45.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,İstanbul:
Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 184.
Ders Geçme ve Kredi Sistemi Biyoloji 2, Nejat Sevkal,İstanbul:Gendaş
Yayıncılık, s. 36.58
Leslie E. Orgel, "The Origin of Life on Earth",
Scientific American, Cilt 271, Ekim 1994, s. 78
