"Biyoloji biliminde canlıların mutasyon
ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek günümüze kadar geldikleri
kabul edilmektedir.
Açıklama: Bunu
biyoloji bilimi değil, evrimciler kabul etmektedir. Bunu
kabul etmelerinin nedeni ise, bu iddianın birtakım bilimsel
bulgularla desteklenmesi değil, bu iddiayı bir dogma olarak
benimsemiş olmalarıdır.
Bilimsel bulgular, deney ve gözlemle ortaya
konulan somut gerçeklerdir. Bilim de sadece bu tür somut
gerçeklere dayanır. Evrim teorisinin savunduğu ve önceki
maddelerde ele aldığımız, "Canlılar mutasyon ve doğal
seleksiyon yoluyla gelişir" iddiası şimdiye kadar hiçbir
deney ya da gözlemle ispatlanamamış bir iddia olduğu için
de, bilim tarafından kabul edilmesi söz konusu olamaz. Evrimciler,
canlılığın bu şekilde geliştiğine, teoriye olan inançlarının
bir sonucu olarak inanmaktadırlar.
Ders kitaplarına girmiş olan üstteki iddiada
ise, evrim teorisinin doğru saydığı bir iddianın, "biyoloji
bilimi kabul etmektedir ki" şeklinde ortaya konduğunu,
yani evrim teorisi ile biyoloji biliminin özdeşleştirilmek
istendiğini görüyoruz. Bu, evrimcilerin on yıllardır kullandıkları
çarpık bir mantık örgüsünün ifadesidir. Bu nedenle, herşeyden
önce bu çarpık mantık örgüsünü ele almak gerekir.
Bu çarpık mantık örgüsüne göre, evrim biyoloji
biliminin temelidir ve dolayısıyla evrim teorisinin savunduğu
her şeyi ister istemez biyoloji bilimi de kabul etmelidir.
Bunun ne denli geçersiz ve saçma bir iddia olduğu, sadece
bilim tarihinin incelenmesiyle bile anlaşılabilir. Eğer
bu mantık doğru olsaydı, evrim teorisinin ortaya atılmasından
önce dünya üzerinde bilimsel bir gelişme olmaması, bütün
bilimlerin de evrim teorisinin ortaya atılmasından sonra
doğmuş olmaları gerekirdi. Oysa biyoloji, paleontoloji (fosil
bilimi) gibi bilim dallarının hepsi, evrim teorisinden önce
doğmuş ve gelişmişlerdir. Evrim ise bu bilim dallarına sonradan
uyarlanmış, bu bilim dallarına kabul ettirilmek istenmiş
bir varsayımdır.
Bu iddianın mantığa ve bilimin kurallarına
aykırı olduğu, kimi zaman daha sağduyulu bazı evrimciler
tarafından da kabul edilmektedir. Örneğin, Boğaziçi Üniversitesi
Felsefe Bölümü'nden Prof. Arda Denkel, Cumhuriyet Gazetesi'nin
Bilim ve Teknik adlı ekinde yazdığı bir makalede, diğer
evrimci bilim adamları tarafından ortaya atılan "evrim
bilimin temelidir" iddiasının, mantığın temel kurallarına
aykırı olduğunu şöyle belirtmektedir:
Örneğin, "Evrim Kuramı'nı reddetmek biyolojik
bilimlerin, yer bilimlerinin, fizik ve kimyanın bulgularını
da reddetmek anlamına gelir" düpedüz yanlış bir önerme.
Çünkü iddia edilen türden bir çıkarım (burada bir modus
tollens) elde edebilmek için, önce kimya, fizik, jeoloji
ve biyolojinin bulgularını dile getiren kimi önermelerin
evrim kuramını içeriyor (implication) olması gerekirdi.
Oysa bulgular ya da onların ifadeleri kuramları içermezler;
ayrıca onları kanıtlamazlar (demonstration/proof) da.
Bugün çağdaş bilimi evrime bağlı kalmaya zorlayan
hiçbir neden yoktur. Bilim, gözlem ve deneye dayanır. Evrim
ise, gözlemlenemeyen geçmiş hakkında ortaya atılmış bir
varsayım, bir teoridir. Amerikalı bir biyolog olan G. W.
Harper bu konuda şu yorumu yapıyor:
Sık sık Darwinizm'in modern biyolojinin temeli
olduğu iddia edilir. Oysa aksine, eğer Darwinizm'e yapılan
bütün göndermeler ortadan kaldırılsa, biyoloji biliminde
hiçbir değişiklik olmayacaktır...
Dolayısıyla evrim teorisi ile biyoloji bilimini
aynı şey gibi göstermeye çalışmak ve "Biyoloji biliminde
canlıların mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek,
günümüze kadar geldikleri kabul edilmektedir" demek
çok büyük bir yanılgıdır. Eğer ders kitaplarında evrim teorisinin
iddiaları anlatılacaksa, "Evrim teorisi canlıların
mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek günümüze
kadar geldiklerini savunmaktadır, ama bu biyoloji bilimi
tarafından doğrulanmamış bir iddiadır" denmesi daha
doğru olacaktır.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:
İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı
8, Cengiz Yalçın, Hamza Yılmaz, Musa Doğan, Selma Şimşek,
Şevket Üzün, Tevfik Yıldırım, Nuri Korkmaz, Gülçin Gültiken,
Cemile Taşçıoğlu, Arife Evrensel, Sadakat Özdemir, İstanbul:Milli
Eğitim Basımevi, 1997, s. 1


